InterMedia Reklam Ajansında Reklamda Kampanya

Lider İz Bırakır

lider-iz-birakir

Son yıllarda yaşanan hızlı teknolojik değişim, yaygınlaşan küresel rekabet, değişken ve oynak pazarlar, sermaye yoğun sektörlerde fazla kapasite, işgücünün değişen demografik özellikleri gibi etmenler liderlikle ilgili beklentileri yoğun biçimde artı
24 Ocak 2008 Perşembe 13:21

Son yıllarda yaşanan hızlı teknolojik değişim, yaygınlaşan küresel rekabet, değişken ve oynak pazarlar, sermaye yoğun sektörlerde fazla kapasite, işgücünün değişen demografik özellikleri gibi etmenler liderlikle ilgili beklentileri yoğun biçimde artırdı. İşleri belli bir düzen ve tutarlılık içinde yürütmeye kendini adamış yönetici efsanesi geçen yüzyılda kaldı. Bugün bütün dikkatler lider üzerinde toplanıyor: Lider, kurumları geleceğe taşıyan, dolayısıyla sürekliliği güvence altına alan, başdöndürücü bir hızla değişen dünyanın taleplerine uyum sağlayarak ayakta kalmasını sağlayan bir çekim merkezidir.

Liderin varlık nedeni, hızla değişen dünyada yönetmek, “idare etmek”, başka deyişle statükoyu korumak değil, etkilemek ve sonucu değiştirmektir. Özetlersek, lider;
• Değişim yaratır
• Birleştirir
• Harekete geçirir
• İz bırakır

Bu yazıda bu dört temel liderlik özelliğini birlikte gözden geçireceğiz.

Hayvanlar Evreninde Lider

Şempanze topluluklarında lider, grubun merkezinde durur ve her noktadan bilgi toplar; bir yandan sınırlarda gözcülük ve koruma görevi yapan erkek şempanzelerden istihbarat alırken, bir yandan da dişilerin ve yavruların durumunu gözlemler. Dışardan bakıldığında lideri ayırt etmek için kaynakların kimin elinde toplandığına ya da kim tarafından yönetildiğine değil, grup üyelerinin dikkatinin kimin üzerinde toplandığına bakmak gerekir. Lider, muzları elinde bulunduran değil, bütün bakışları üzerinde toplayandır. Şempanzeler ortalama 30 saniyede bir liderlerine bakarlar. Eğer lider sakin ve rahat değilse, bütün şempanzeler huzursuzluk belirtisi göstermeye başlar ve kendi üstlerine düşen görevi yerine getiremez olurlar.

California Üniversitesi Nöropsikiyatri Enstitüsü’nden Mike McGuire sükunet, rahatlık ve güven duygusu yaratan serotonin salgısının şempanzeler üzerindeki etkisini incelerken, lider konumundaki şempanzelerin diğerlerinden daha yüksek serotonin düzeyine sahip olduğunu görmüş. Önce liderlerin doğuştan böyle olduğunu düşünmüş, ancak lider şempanzeyi grubundan ayırdığı zaman serotonin düzeyinin normalin çok altına düştüğünü farketmiş. Grubun başına yeni bir lider geldiği zaman da, serotoninin normalin iki katına tırmandığını bulmuş. Serotonin düzeyinin yükselmesi, liderlik rolünün getirdiği baskı ve belirsizliklere karşı bir uyum çabası olarak değerlendirilebilir. Lideri diğerlerinden ayıran özellik onun merkezi sinir sisteminin kriz karşısındaki tepkisidir. Ve merkezi sinir sisteminin baskı ve belirsizlikle başaçıkabilmesini sağlayan da serotonindir. Başarılı liderlerin işlerine olağanüstü bağlılıklarının ve işlerinden aldıkları sonsuz zevkin altında, belki de, konumları gereği çok yüksek düzeylerde seyreden serotonin salgısıdır.

Ya İnsanlarda?...

İletişim teknolojisinin kazandırdığı olanaklar, insanoğlunun güvenlik alanını beklenmedik bir hızla genişletti; artık dünyanın en ücra köşesinde gelişen en küçük değişimden bile anında haberdar olabiliyoruz. Bu istihbarat akışını doğru okumak, değerlendirmek, ilişkilendirmek ve değişimin geleceğe nasıl uzanacağını öngörmek, tüm gelişmelerin içinde kendimizi nasıl konumlandıracağımıza karar verip yönümüzü tayin etmek için, işte tam da bu noktada, liderlere ihtiyacımız var. Son yıllarda liderliğin böylesine tartışılır olmasının nedeni de bu olsa gerek. Artık, aynı şempanze topluluklarında olduğu gibi, hepimizin gözü liderlerin üzerinde. Başdöndürücü değişimin dayattığı koşullarla nasıl başaçıkacağımızı kestirebilmek için liderlerin bu karmaşık dünyayı bizim için anlamlandırmasını ve bize yön göstermesini bekliyoruz.

ABD’li saygın antropoloji profesörü Lionel Tiger, insanoğlunun da üyesi olduğu tüm gelişkin canlı türlerinin bir lider yarattıklarını ve lidersiz yaşayamadıklarına işaret ediyor. Lider olmadığı zaman dayanılmaz bir gerilim ve belirsizliğin topluluğa egemen olduğunu ve işlerin yapılamaz olduğunu, çevreden gelen uyaranlar ve taleplere ne tepki verileceği hakkında karar oluşturulamadığını söylüyor. Bu durumda da topluluk üyelerinin birbirlerine düştüğünü, bütün enerjilerini kendi aralarında egemenlik çatışmalarına harcadıklarını belirtiyor.

Lider Değişim Yaratır

Değişim liderlik ihtiyacını artırır; çünkü yöneticilik karmaşıklıkla başaçıkmaksa, liderlik de değişimle başaçıkmaktır. Liderin birincil görevi dünün tükenmiş bir kaynak olduğunu, buna karşılık yarının kaçınılmazlığını kabul etmektir. Olasılıkları ve değişkenlikleri anlamaktır; yapılabileceklerin başarı şansını hızla ve akıl yürüterek değerlendirmek, aynı zamanda kurumu gerçekçi analiz edebilmek, bu görevin temelidir. Tabii en önemlisi de lider, izleyenleriyle var olduğunu aklından çıkarmamalıdır

Aslında liderlikle yöneticilik birbirinden farklı nitelik ve işlevlere sahip olsalar da birbirlerini tamamlar ve günümüzün kurumlarında biri olmadan diğeri etkili olamaz. Her iki rolün de üstesinden gelmesi gereken başlıca üç görev vardır:

1. Ne yapılacağına karar vermek
2. Bu kararı uygulayacak insan ve ilişkiler ağını oluşturmak
3. Bu insanların gerekeni yapmasını sağlamak.

Yöneticiyle liderin özelliklerine bakınca, aralarında temel bir üslup ve bakış açısı farkı olduğunu görüyoruz. Yönetici, karmaşık işlerin bir bütünlük içinde düzenlenmesi, kurumun düzgün ve akıcı bir biçimde işlemesi ve kurumu ayakta tutacak sonuçların alınmasıyla ilgilenir. Lider ise, ileri görüşlüdür, geleceği yorumlar, kimsenin farkedemediği ya da farketse de el atmaya cesaret edemediği fırsatlara göz diker, yorumlarını bir mesaja dönüştürüp çevresine aşılamaya girişir, insanları bir inanç etrafında birleştirir ve onları cepheye sürer.

Lider Kurumun Pusulasıdır

Şirketler içinde bulundukları karmaşık koşulları yönetmek ve düzene koymak için plan ve bütçe yapar. Amaca ulaşmak için ayrıntılı adımlar planlanır, yönergeler, standartlar ve süreçler belirlenir; kaynaklar aktarılır. Ancak planlama şirkete yön vermenin yerini tutamaz ancak onu tamamlar.

Bir şirketi yapıcı bir değişime yöneltmek için ona yön göstermek, bunun için de geleceğe ilişkin bir öngörü oluşturmak ve strateji belirlemek liderlik davranışıdır. Bunu gerçekleştirebilmek için lider esnek ve uyum yeteneği yüksek olmalıdır; alışılagelmişin dışında bir şeyler yapabilmek için risk alabilmelidir. Tehlike karşısında sakin kalabildiği ölçüde de kararlı olmalı ve tehdit karşısında donup kalmamalıdır.

Liderin vizyonu ve mesajı ona ve kuruma yön gösterir ve hareketin devamını sağlar. Vizyon, şirket içinde ve dışında olup biten her şeyi anlamlandıran bir çerçevedir. Yapılan her şeyin bir gerekçesi vardır ve vizyon bu gerekçeleri içinde barındırır; insanları uyanık tutar, gelecek duygusu yaratır. Kuruma bir odaklanma noktası sunar. Gidilecek yöne odaklanarak kaybolmadan o doğrultuda yol almak için bir pusuladır.

Şirket açısından vizyonun en önemli özelliği özgün olması değil, müşterilerin, çalışanların ve yatırımcıların çıkarlarına en iyi şekilde hizmet etmesi; gerçekçi ve rekabetçi bir stratejiye kolaylıkla dönüşebilmesidir.

Lider Birleştirir

Yönetimler, planı gerçekleştirmek için organizasyonun yapısını kurar ve belirli niteliklere sahip insanlardan bir kadro oluştururlar. Çalışanların iş tanımları yapılır, sorumluluklar verilir, gelişmeleri izlemek için sistemler kurulur. Yöneticiler insanlardan oluşan sistemleri organize ederek planların olabildiğince etkin ve dakik bir biçimde uygulanmasına çalışırlar. Bir benzetme yapmak gerekirse, bir mimari tasarım yaparlar.

Bu işlevin liderlikteki karşılığı, belirlenen yeni yönü insanlara anlatmak, vizyonu anlamalarını ve bunu gerçekleştirmek için birleşmelerini sağlamak, başka deyişle insanları aynı safta toplamaktır. Çağdaş organizasyonların özelliği olan karşılıklı bağımlılık koşullarında insanlar aynı safta toplanmaz ve aynı yönde yol almazlarsa, birbirlerinin önünü kesip çatışmalar yaşarlar.

İnsanları aynı safta toplamak, yöneticinin yapı oluşturmasından tamamen farklı bir süreçtir. Bu bir iletişim sorunudur ve kurumun içindeki ve dışındaki ilgili tüm tarafları kapsar. Üstelik de insanların farklı bir geleceği kavramasını sağlamak çok geniş çaplı bir çabadır. Bu hedefi gerçekleştirmek için liderin inandırıcı olması büyük önem taşır. Mesajı veren kişinin, yani liderin geçmişi, itibarı ve güvenilirliği, söylemleriyle eylemleri arasındaki tutarlılık, hatta mesajın verildiği ortam, mesajların inandırıcılığını etkiler.

Liderin çevresindeki kişilerin vizyonu benimsemesi ve onun etrafında tekvücut olmasını sağlaması için bir yandan da vizyon doğrultusundaki girişimci davranışları özendirmesi ve desteklemesi gerekir. Bütün kuruma yayılan yeterince açık ve berrak bir mesaj ve yön verilmişse, tüm kademelerdeki kişiler de tereddüde düşmeden ve kendilerine müdahale edileceği endişesi taşımadan harekete geçebilir. Davranışları vizyonla tutarlı olduğu sürece yukarıdan gelen bir müdahale olmayacağını bilirler.

Lider Harekete Geçirir

Yönetimler plan ve bütçelerini yaptıktan, kadrolarını kurup görevlendirmeyi tamamladıktan sonra elde edilen sonuçları ve hedeften sapmaları denetlemek ve ortaya çıkan sorunları çözmek zorundadırlar. Hedefler tutturulamadığı zaman da yeniden plan ve organizasyon yapılır.

Liderlik ise kurumun geleceğe ilişkin vizyonunu belirleyip çevresine aşıladıktan sonra, o vizyonun hayat geçirilmesini sağlamak için insanları o yönde harekete geçirmelidir. Mesajı alan insanların değişim sürecinde karşısına çıkabilecek engelleri aşarak doğru yönde ilerleyebilmesi için, lider insan ihtiyaçlarını, değerlerini ve duygularını hesaba katarak insanlarda heyecan ve enerji uyandırmalıdır.

Liderlik, insanları denetim mekanizmalarıyla belirli bir yöne doğru itmek değildir; temel ihtiyaçları karşılayarak, o yöne gitmek için gereken enerjiyi bulmalarını sağlamaktır. Peter Drucker Vakfı Başkanı Frances Hesselbein’ın deyişiyle “Liderin görevi insanlara enerji aşılamaktan daha fazla bir şeydir; kurumun her kademesindeki bireylerin içindeki enerjinin açığa çıkmasını sağlamaktır.”

Herkes bir yere ait olmak ister. Herkes farkedilmek ve takdir görmek ister. Değerli olduğuna inanmak ihtiyacındadır. Hayatını yönlendirecek etkinliğe sahip olmak ister. Yetkin ve başarılı olmayı arzular. Bütün bunlar insani ihtiyaçlar ve duygulardır. Liderler bireylerin içindeki bu güçleri farklı yöntemlerle harekete geçirirler. Öncelikle kurumun vizyonunu insanların değerleriyle uyumlu bir biçimde, onların değerleriyle çelişmeyen bir biçimde ifade ederler. Ayrıca liderler vizyonun nasıl hayata geçirileceğine dair kararları insanlarla paylaşmaya özen gösterirler. İnsanların vizyonu gerçekleştirmesi için onlara geribildirim, koçluk vermek, örnek sunmak, böylece onların gelişmesini ve özsaygı kazanmasını sağlamak da insanları harekete geçirir. Son olarak da iyi liderler, başarıyı takdir eder ve ödüllendirirler; bu da insanlara yalnızca başarmışlık duygusu vermekle kalmaz, kuruma ait olduklarını hissetmelerine neden olur. Bütün bunlar gerçekleştiği zaman da iç motivasyonun önkoşulları gerçekleşmiş olur.

Bir şirket ne kadar değişimle iç içeyse, liderin de izleyenlerini o oranda harekete geçirmesi gerekir. Bu gerçekleştiği zaman da, kurumun her kademesine yayılan liderlik davranışı yeniden üretilmiş olur. Herkes kendi çapında liderlik rolü üstlenmeye başlar. Karmaşık iş ortamlarında herkesten girişken davranışlar beklendiği için bu da çok yarar sağlar. İnsanlar arasında samimi ve teklifsiz ilişkiler ağı kurulabilir, güven oluşturulabilirse, olası çatışmalar da önlenebilir.

Liderin birtakım değerleri benimsemesi ve bunları çevresine aktarması yetmez, lider “olmalı”dır. Bunun için de kendini tanımak, kendi tarzını bilmek, bir lider olarak nasıl etkili olabileceğini belirlemek önem taşır. “Ol, bil, yap” özdeyişi belki de liderliğin özünü ifade eder. Gerçekten de liderlik, olmakla başlar. FedEx’in Başkanı ve CEO’su Frederick Smith, hayatının en değerli liderlik dersini Vietnam’da savaştığı yıllarda genç bir deniz üsteğmeninden aldığını söylüyor. Genç asker Smith’e, “Ekibini yönlendirmek için üç şeye ihtiyacın var: Ateş et. Durma, ilerle. İletişim kur.” demiş. Smith bu öğüdü iş ortamına şöyle tercüme ediyor: “Kararlı ol. Hedef seç ve ona nişan al. Rakiplerine hedef olmamak için, durmadan hareket et. Ve tabii iletişim kur.”

Lider İz Bırakır

Bütün bunların ötesinde lider, değerleri ve ahlak anlayışıyla, üslubuyla ve davranış biçimiyle çevresine, hatta tüm topluma örnek olur. Kendisinden sonra gelenlere özdeşleşebilecekleri bir model sunar ve zihinlerde ve düşünce sistemlerinde yer tutar. Değişime, yeniliğe ve yaratıcılığa açık bir ortam yaratır.

Kendi gücünü tanıyan ve sonuna kadar geliştirme çabasında olan lider, çevresinde bulaşıcı bir etki yapar. Başkalarının da kendi güçlerini geliştirme isteği duymasını sağlar ve çevresinde bir nitelik sıçramasına neden olur. Başarılı bir liderin misyonu, kurumun her alanına damgasını vurarak yeni liderlerin önünü açmaktır.

(Acar Baltaş)

Haber okunma sayısı: 1094



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

İSTANBUL - HAVA DURUMU

ISTANBUL

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ